Pijamayla Çalışmak

Pijamayla Çalışmak

Son yıllarda oldukça çoğalan bir çalışma şekli; “pijamayla çalışmak”, diğer bir ifade ile “evden çalışmak”.

You Tupe da kullandığı kanal üzerinden “sanat, tasarım ve teknoloji hikayeleri” başlığı ile farklı konulara değinen Barış Özcan’ın “pijamayla çalışmak” videosu bana söylenecek söz bırakmıyor, doğrusu.

Zevkle izlediğim bu videoyu tüm çalışanların ve hatta iş hayatına adım atacak tüm gençlerin muhakkak izlemeleri gerektiğini düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum:

Paylaşımda anlatılan çalışma şekli yalnızca evden çalışmaktan ibaret değil, ofis ortamlarının bilindik disiplin sistemlerinden uzaklaştığında da başarıya götürebileceğine dair kanıtlar içeriyor. Çalışanına güvenen yöneticiler ve lider hikayeleri görüyoruz.

Elbette ki bazı meslekler dış görüşmeler, bazı meslekler tamamen evden uzaklaşmalar, bazı meslekler kontrol edilmeler gerektirir. Ancak her türlü çalışma koşulunu daha yüksek performansa taşıyacak  standart dışı çalışmalar kesinlikle mümkündür, bakış açısını değiştirmek şartı ile.

Evden çalışma fikri kulağa hoş gelen, kendinize zaman ayırabildiğiniz, rahat bir deneyim gibi duruyor olsa da pek tabii ki her iş gibi, bu çalışma şeklinin de kendine ait zorlukları bulunmakta.

homeoffice (1)Bende 1 buçuk yıllık taze bir pijamalı çalışanım. İtiraf etmeliyim ki; 12 yıllık tam zamanlı çalışmamı geride bırakmaya ve danışmanlığa adım atmaya karar verdiğim günlerde içimdeki korku çok büyüktü. Sabahları uyanmak kendi otoritemin elindeydi. Almam gereken işler için yapmam gereken görüşmelerin saati bana sorulmaktaydı. Artık posta kutuma düşen maillere cevap verme şeklim döner koltuk ve ofis masası üzerinden değildi. Üstümde pijamam vardı. Kimi zaman yemek masasında, kimi zaman koltukta bağdaş kurmuş şekilde bakabiliyordum maillere. Tuhaftı. Danışmanlık için gittiğim iş yerlerinde misafirdim ve çoğunlukla toplantı odalarında yada eğitim salonlarında ağırlanıyordum. Artık sabahları kart bastığım, gün içinde  üstlerime rapor verdiğim, astlarımdan rapor aldığım bir düzenim yoktu.  Akşam yemeğini hazırlarken ses kaydı yapabiliyor, video izlerken toz alıyor, konsantre olmam gereken bir projede kulağıma kulaklığı takıp, zihnimi evin tüm işlerinden arındırarak bilgisayara gömülüyordum. Bazen annem kahveye gelecek bir arkadaşı için odanın kapısı çalıp “biraz ara ver, Tülay teyzen kahveye geliyor” diye sesleniyordu. Bu bana çok zevkli geliyordu. Ancak bu rahatlığın içinde kendini disipline etmek kolay değildi. Kontrol edilmeye alıştırılmış bünyem tabii ki bu rahatlık nedeni ile çok zorlandı. Başlarda uyanmak istemediğim anlar, ertelediğim görüşmeler bile oldu. Sonra sonra aslanın bağırsağının ucunda sallanan lokmaları kapmak için “azim” dedim. Kendi kendimin azmine ve isteğine sığındım. Tuttum, kopardım.

2-ofis-kalem-stresDaha güzeli neydi biliyor musunuz? Şimdiye kadar çalıştığım şirketlerin kuralları çerçevesinde, onların ruhuna uygun ve onlarla sınırlı bir hayat sürüyordum. Şimdi yaratmak, araştırmak ve sürekli gelişmek zorundayım. Yoksa, yok olurum. İnsan kaynakları süreçlerinin kurulumu için danışmanlık verdiğim her şirkette bambaşka bir bakış açısı sunabildiğim sürece ve her eğitimde, her sunumda kendimi yenileyebildiğim sürece başarılı olabileceğim. Yoksa pijamalı bağımsızlığım, yerini pijamalı bir bağımlılığa bırakabilir. Annem kahveye çağırdığında “lokumlar benden” diyemem mesela.

16-ev-work-calismak (1)Diğer bir taraftan, uzun süre kalabalık ofis ortamlarında çalışmış olan ben;

Arkadaşlarla ani planlanan iş çıkışı kahvelerini, çay getiren ablayla yan ofiste olanları konuşmayı, karşı masamdaki arkadaşıma uçak yapıp atmayı, yıl sonu etkinliklerini, mesainin son dakikalarını saymayı, işe aldığım bir yıldızın parladığını görmeyi ve hatta patronun ani baskınlarını da çılgınca özledim. Doğaldı. Çünkü evde çalışmanın yaratıcılığıma ve araştırma yapabilmeme katkısı çok büyük olsa da, her pijamalı çalışan gibi ben de yalnızlaşmıştım.

evden-calismak-620x350Tabii ki şunu unutmamak lazım; şayet bildiğimiz mesai kavramlarından arınmış, en azından bir kısmını evinizde yapabileceğiniz, serbest çalışabileceğiniz bir iş hayal ediyorsanız, herhangi bir işi değil, aşık olduğunuz işi yapınız! Yoksa pijama uyku yapar, iş sarpa sarar, kahve sohbetleriniz gün sohbetine dönüşür, iş verimliliğine dönüşmez.  Verimlilik işini çok sevmekten geçer. Verimli olmadığınız bir çalışma ortamı, altın kafeste kuş misali; İster pijamalı olun, ister takım elbiseli özünü kaybetmiş, arayışta birine dönüştürebilir sizi.

Hatice Bulut

İnsan Kaynakları Danışmanı & Eğitmen

Paylaşmak ister misiniz?Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestPrint this pageEmail this to someone

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Visit Us On FacebookVisit Us On TwitterVisit Us On Linkedin