Yazdım yazdım sildim… En sonunda teşekkür etmek de karar biçtim. Güzel geçen bu yıla teşekkür etmeliydim.

Karamsar olmadığında, fırsatlar tehditlerden az da olsa; sen, bir şekilde o azınlık fırsatlardan istifade ediyorsun… Evren olumlama üzerine kurulu. Ben de bu yıl olumlamalarımın olgun meyvelerini afiyetle yemeyi başardım. İnandıklarımdan vazgeçmedim ve ödüllerini kucaklayarak devam ettim…

Geneli güzel geçen bu yılıma hitaben

2018:

Bu yıl kendimi değerlendirdiğimde sosyal hayatını güçlendiren, yaratıcılığını geliştiren, zorluklarla başa çıkmak konusunda azimli, vazgeçmeyen ve istikrarlı bir ben görüyorum. Yılıma notum 10 üzerinden 9 :). 1’i de aralarda yaptığım aceleci kararlar ve bir kaç yanlış seçimden ötürü kırıyorum. O hatalardan ders almayı bildiğim ve “kaybettiğin yerde bekleme, devam et” parolam ile takılı kalmamayı başardığım için notu çok da düşürmüyorum. Ben şanslıydım. Amaçladığım pek çok şeye ulaştım, karar aldığım pek çok konuda başarıya yaklaştım, doğru yollar belirleyebildim…

Ancak bu tamamen kendi minik dünyamın döngüsü…

9657693863986Ekseni biraz daha büyüttüğüm de; dış etkenleri değerlendirdiğim de; tehditler, fırsatlardan fazlaydı. Dünya genelinde oluşan karamsarlık, ülke genelinde oluşan kötümserlik pek tabii ki hepimizi derinden etkilemeye devam etti. Yıl sonuna doğru yaşanan ekonomik sarsıntılar bizleri daha temkinli yaklaşımlara yöneltti ve dar boğazlara soktu. Ekonomik uçurumlar maalesef ki artış gösterdi.

Kontrolün elden gittiğini ve yapabileceği hiç bir şey olmadığını düşünenler akışına bıkakmayı seçti… Mücadele etmek yerine; sessizce bekleyen bir kitle oluştu. Bir gün ayağa tekrar kalkmak istediklerinde umarım çok hantallaşmazlar. Gerçi klavye fedailiği ve vicdan kasma abartılılığı yapmaya devam eden ancak özüne baktığımda çalışkanlık ve üretkenlikten kaçan bir kitle de yaşamına devam ediyor. Bense hala her şeyin kararında olması ve suçsuzken suçlu olmaya itmeyecek şekilde yönetilmesi gerektiğine inanıyorum.

Suçsuzken suçlu duruma düşmek deyince 2018 başına döndüm birden… Bu yıl beni üzen ve “kişisel gelişimime” katkı sağlayan bir tecrübem olmuştu. Durum özetle şuna benziyordu:

Biri bana “deli” demişti. Ben “deli değilim, gerçekleri sana göstermek istiyorum” diye ısrar etmiştim. O kadar çok depositphotos_95804970-stock-video-an-insane-black-man-wearingısrar etmiştim ki deli gibi olmuştum… Deli gömleği giydirilmiş bir aklıselimin delice çırpınışını yaşamıştım. Uzunca bir zaman iç dünyamda o olayın izlerini hissettim. Olayı sindirdikten sonra karşı taraf anlamaya kapalı ve itiraza kararlı ise; çırpınışların sadece deli gömleğine düğüm olabileceğini anladım…. Tarih tekerrür eder mi? Bilemem… Ancak sanırım bir daha aynı durumla karşılaşsam “üzerimde deli gömleği yok, sen körsen ben ne yapayım..” der ve kendi yoluma devam ederim… -ki sonrasında minik tecrübelerim de bu dersi aldığımı kanıtladım…- 🙂

Bu yıl bir de büyük söz söyleme üzerine tecrübem olmuştu… Büyük lokma yemiştim… Yemem sanmıştım ama boyumdan büyük bir girdabın içinde dönüp hayal dünyamda oluşturduğum bir kahramana sarılmıştım. Düzenin öğretilerinin dışında kalan durumların da insana dair olduğunu ve kimseyi kınamamak gerektiğini çok iyi anlamıştım. En saçma yaşanmışlığın bile bir masum açıklaması varmış, öğrenmiştim… Bir zaman sonra ceplerime akide şekerleri doldurup, o kahramanı akide şekerlerimin içine sakladım.  Kalsın orada… Tekrar büyük konuşmam ama tekrarlamam sanırım… Umarım… İyi ki gittim… 🙂

images (1)Geçen yıl söküp attığım tırnağın eti nasır bağladı. Hiç acımıyor. Sadece bazı zamanlar on parmağında da tırnak olanları görüyorum, söküp attığım tırnağımı hatırlıyorum. Hepsi bu…  Bir daha, bir daha söylüyorum tırnak batıyorsa kesiniz, kesmek yetmiyorsa koparıp atınız. Onsuz daha güçlü, daha emin, daha sert olabiliyorsunuz. İyi ki kopardım. Kan bağında boğulmaktan vazgeçip, can bağlarına sığınmak harika bir tecrübe oldu. Kendi doğrularımı kendim yazdım 🙂

Bu yıl dostların tadını çıkardım. Yeni dostluklar edindim. Arkadaşlıktan dostluğa minik minik gelen adımlara kucak açtım. Gönüllülük esası ile yaptığım işlerde gönlü güzel insanlar tanıdım. Geleceğe ve iyi insanların çokluğuna inancım gelişti. Koordinasyon ve organizasyon sıkıntıları sıklıkla yaşansa da; sürekli program yapar ve bir şekilde bin bir yere yeter oldum. Bu yoğunluk ve doluluk beni dinç ve genç tutmaya devam etti.

Bir o kadar da yalnızlığımdan vazgeçmedim.

Yalnızlığım! Nasıl da güzel vakit geçirdik bu yıl, seninle… Bazen kalabalıkta, bazen kanepeindir (1)de ağırladım seni. Harika bir misafirdin. Bana, beni kucaklamayı öğrettin. En verimli zamanlarımı seninle geçirdiğim için en çok da sana teşekkür ederim. İyi ki varsın. Sana zaman ayırmayı bilmek çok güzel… 👩‍❤‍👩

Yılı üçe bölebilirim. Başı boş, ortası savruk, sonu kavruk.  👩‍👧‍👧

Kavruldum, oldum, olgunlaştım. Sanki, yani, kısmen, bence… 🙂 😼

Keyifli bir değişim yaşadım. Bolca güldüm, çokça güldürdüm. Fındık kabuğunun içine sıkışmış kelebek artık özgür… “Kanatlarını çırparken bülbül oldu, şakıyor” desem yeridir… Değişimime “ben şok” diyenler de oldu, “bu sana yakıştı” diyenler de… Hep “değiş” diyenler yine beğenmediler. “Öyle değil de böyle mi değişsen?” diye ahkam kestiler. Sanırım onlar, ne olursam olayım yaranamayacağım kitleydiler. 🙂

karnedir5Başında ki kayboluş, ortada ki savruluş, sonunda ki tutunuş ile doldu, yılım…
Sulu sepken gibi yağdı… Tutmadı, kaydı, 2019’u görmeme yol açtı…
Lülelerimde renkler ile yola çıktım… Hayatım artık bir lunapark… 🎠 🎡 💈

Sosyal yılım; seni yaşamanın bence hakkını verdim… Kaybettiğim yerde beklemedim ve hep devam ettim… Hoşçakal renkli yıl… 🌈 🌈 🌈 🌈

Verdiğin umutlar, kattığın güzel değerler, getirdiklerin ve götürdüklerin ile hafızama güzel kazındın…  İyi ki yaşandın ve biliyorum ki 2019 için planladıklarımı uygulamak adına harika bir motivasyon kaynağıydın. 💝 💝 💝 💝

Gelen gideni aratmasın ve herkesin hayatı kalbine göre gelişsin. 🙏🙏🙏🙏

Sosyal yılıma veda, özgür yılıma “merhaba” ile,

Sevgiler,

Hatice Bulut

Yazan:

Hatice Bulut

ikblogger, ik, insan kaynakları, okur, yazar, düşünür